Bir çok üst düzey kurumsal şirkette çalışanların yıllık izin almaları mecburidir. Yıllık iznine çıkmayan bir çalışan şirket içinde pek hoş karşılanmaz alışıla gelmişin tam tersine. İzine çıkmayan bir çalışan daha çok dikkat çeker. "Bu adam neden izine çıkmıyor yoksa bir şeyler mi çeviriyor?" düşüncesi oluşur ki bu düşünce ülkemize nazaran avrupa ve amerika'da daha hassas bir durumdur. Hatta bu duruma benzer bir olay yaşandı diye hatırlıyorum Amerika'da. Bir finans şirketinde çalışan bir yönetici senelik izine çıkmayarak şirketini maddi kayba uğratmıştı. Çoğu çalışanın izin kullandığı, şirketin çalışan sayısının az olduğu bir dönemde şirketini soymak için bundan daha el verişli bir ortam bulamazdı herhalde.Ayrıntılarını tam hatırlayamıyorum fakat ilk okuduğumda gerçekten de mantıklı olduğunu anlıyor insan. İnsan kaynakları birimleri çalışanlara mecburi izin kullandırarak çalışanların dinlenmesi gerektiğini aksi taktirde verimlerinin düşeceğini öne sürerler. Senelik izin biriktirmek bu açıdan insan kaynaklarının taktir ettiği bir şey değildir. Oysa alışıla gelen ise böyle değildir çevremizde. "Bakın tatil zamanı bile çalışıyor, aferim ona, cici çalışan..." denir bir çok kurumsallaşamayan şirkette.
Bayramlar dini açıdan gerekliliklerimiz olsa da son günleri özellikle küçük birer mola fırsatı veriyor. Mecburi izin bir anlamda(: Dönüşte hem manevi hem de fiziksel ve mental olarak kendimizi güçlendirme fırsatı.
Bayramı kutlamıyorum, akrabalarımı ziyaret etmiyorum demek marifet değilse senelik izine çıkmamak da değil. İki günlük bayrama özel ziyeretleri yaptıktan sonra bu son iki günü artık kendimize ayırabiliriz. Bir anlamda herşey şirket için(:
Verimliyim artık. Molamı verdim geliyorum açılın(:


0 yorum:
Yorum Gönder