Sayfalar

4.5.09

Oysa Hayat Bilgisi 'nden 5 Almıştım

Hep şikayet eder dururuz; eğitim sistemimiz gençleri hayata hazırlayamıyor diye. Ben buna pek katılmıyorum aslında. Bu mükemmeliyetçilik oynamaya benziyor. Hayata hazırlık diye bir şey olmaz çünkü. Hayata hazırlandığınızı sandığınız anda hayat size hiç de ummadığınız, belki de en güvendiğiniz köşeden golünü atar.

Şunu unutmayalım ki Türkiye ‘de öğretim vardır. Eğitim ise okullardaki birkaç özverili öğretmen tarafından verilmektedir. Ders aralarında, okul bahçesinde, karşılaştığınız otobüste hocanızla yaptığınız 2 dakikalık sohbet size hayat yolunda bir ışık tutabilir.

Eğitim sistemimiz henüz oturmadığı için sadece öğreniyoruz. Bizi eğiten ise hayatın kendisidir. O zaman hayata karşı hazırlama diye bir şey olmamalıdır. Okul sıralarında karşınızda size ders anlatan insandan tecrübelerini paylaşmasını isteyebilirsiniz ama kimsenin tecrübesinden tecrübe elde edemezsiniz.

Orta öğretime kadar öğretim istemimiz müfredatlar üzerinden gider. Öğretmenimiz bize konuları yetiştirmekle sorumludur. Gencecik beyinlerin hayata bakışlarına bir katkı yapmasına imkanı yoktur. Dediğim gibi bir okulda ortalama 2 özverili öğretmen olsa onların da elleri kolları bağlı durumdadır ve sizin öncelikleriniz başkaları tarafından belirlenmiştir.
Açıkçası o zaman varsa yoksa mezun olunca gireceğiniz sınavı düşünerek, tüm yaratıcılığınızı ve hayatı sorgulayacak zamanız yoktur. Bu yüzden deniyor ki eğitim sistemimiz hayata hazırlamıyor. Oysa denmesi gereken şudur: Eğitim sistemimiz gençlerin hayatı yaşayıp öğrenmesi için onlara fırsat yaratamamaktadır.

Üniversite öğrencileri için konuştuğumuzda ise durum daha karmaşıktır. Eskiden hayatı üniversitede öğreneceğiz zannederdik. Oysa anladık ki meğer üniversite meslek edindirme kurumlarıymış!

Çoğu şirketin benzer çalışmak istediği yeni mezun insan profili vardır. İşte o hayallerdeki aranılan insan modeli! Yani biz hayatı üniversiteye kadar öğrenemediğimiz için hayatı öğreneceğimiz yer olan iş hayatı! Garip olan ise hem dünyaya bakış açımızın genişlemesini, bir dünya vatandaşı olmamızı, yeniliklerin peşinden koşan araştırmacı, takım çalışmasına yatkın, paylaşımcı ve analitik düşünmemizi (bunu söylemesem olmazdı) isteyip kısaca hayatı yaşamamızı isteyip öte yandan meslek öğreneceğimiz yerden mesleği öğrenme derecesini somut bir sonuca bağlayan bu büyük şirketler ve onların insan kaynakları yöneticilerinin büyük bir yanılgıda olduğunu düşünüyorum.

Hayatı yaşayalım, kitaptan okumayalım, kendi kitabımızı yazalım.
Gezelim görelim.
Slumdog Millionaire ‘i izlediniz mi?

0 yorum:

Yorum Gönder