Okul hayatı hepimiz için türlü anılarla doludur ama bazıları vardır ki bunlar öğrenci milleti için ortak ızdıraplardır.Normal şartlarda -+15ºC de cebin paraya sahip olma durumu- lisede bir öğrencinin en iyi vakit geçirdiği anlar kuşkusuz teneffüslerdir. Üniversitede ise bizler ders aralarında eğlenmeyi severiz teneffüs bize hiç iyi gelmez (:Bazı öğrenciler teneffüsü beklemezler eğlenmek için çünkü bekleyemezler.Sıkıcı geçen bir ders buna maalesef izin vermez.Teneffüsü daha verimli geçirme adına derste eğlenebilme yeteneklerini sonuna kadar kullanırlar.Derste kurtlarını döken bir öğrenci teneffüse yüksek dozda özgüven almış bir şekilde çıkar.Yüzünde sınıfın kahramanı olma duygusunun vermiş olduğu bir sırıtık ifade artık onun ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.Bu öğrencinin teneffüs serüveni hayli keyifli geçer.Sınıfı kırıp geçirmesiyle ünlü olan bu öğrencimiz teneffüste tebrikleri kabul eder ve ayrı bir karizmaya da sahip olur kendince.
Okullarımız ergonomik yapısı ve tasarruflu öğretmen kadrosuyla her zaman üzerine konuşulacak malzemenin barındığı ilim irfan yuvalarımızdır.Bir kişi okul çağında hatıra defteri dolduramıyorsa gerçekten onun için üzülmemek elde değildir.
Bir öğrencinin hayatı nasıl karartılır ve derste kahramanlar nasıl doğar? Kariyerinizde sizi başarıya götürecek 10 altın kural tarzı bir soru değil bu.Üzerinde ciddi durulması gereken belki de eğitim sistemimizi köklü bir değişime davet eden bir sorudur.
Kahramanlar her yerde zorluklarda ortaya çıkar.Bir sınıf için sıkıcı geçen bir dersten daha vahim bir an olamaz.Eğer teneffüsü beklemeyecek bir halk kahramanı çıkmazsa bu ders sonuna kadar böyle geçecektir.İşte bu anlarda kahraman öğrencimiz sazı eline alır ve gerekli akordu yaptıktan sonra dersi kaynatma diye tabir ettiğimiz aslında dersin daha iyi anlaşılması için yapılmış gönüllü bir etkinliğin baş rol oyuncusu olur.
Sıkıcı geçen bir dersi ön sırada oturanlardan başkası takip etmez.Çoğu gönüllü olmasına karşın, bu sefer ders dinleyeceğim havalarıyla localardaki yerlerini alanlar da mevcuttur.Ders dinleme sevdasıyla yanıp tutuşan bu ablalar ve babayiğitler dakikalar ilerledikçe “ben buranın insanı değilim” nidalarıyla için için yanıp tutuşurlar.Arkada olan bitenden haberdar olamayan ama aklı fikri arka sıradakilerin şamatasında olan bu ön sıra gazisi artık kendi başının çaresine bakması gerektiğini hisseder.
Bir öğretmenin en tehlikeli düşmanı ön sırayı hak etmeyen öğrenci profilidir.Bu öğrenci hocasının söküğünü en ufak açığını arar durur.Sıkılgan öğrenci profili her zaman kendinden beklenmeyen işler yapma potansiyelini beraberinde taşır.Ön sırada not tutmayla görevli arkadaşlarına bela olur ve bu anların değerini bilip ilerde gerekli olacak, kara borsaya düşecek ders notu işini de bu fırsatla aradan çıkarır.Sevimli yapıları ve sahip oldukları şeytan tüyü sayesinde ilişki kurma kabiliyetleri yüksektir.Bir daha ne zaman ön sırada oturacakları belli olmadığı için ön sıradaki arkadaşlarını tavlayabilirlerse sıkıcı geçen bu ders saatini en azından bu açıdan verimli geçirmiş olmanın verdiği bir teselli ikramiyesi olur.Sınavlar bitmez ve ders notu her dönem geçerliliğini koruyan bir döviz gibidir.
Gelin görün ki bir daha gelemiyor insan dünyaya ve üniversite hayatı sadece derslere odaklı olamayacak kadar değerli.


2 yorum:
güzel akıcı bi yazı olmuş,tebrikler.herkes kendinden bişi bulabilir bu yazıda.ben de yazı ile ilgili bikaç şey yazıcam.ders kaynatma olayı üniv.de olmuyo genelde,aynı zamanda ön sıralarda not tutma da lisede olmuyo.Dolayısıyla yazıyı iki kısma ayırıcam ben.ilk kısmı(lise) benim de ön sıra profiline hitap eden yazı olmuş,ikinci kısım(üniv.)arka sırada ders dinlemeyen sınavlara ön sıradakilerin notlarıyla giren profilime uyuyor :) Allah kimseyi ortada bırakmasın :)
aslında evet haklısınız bende onu düşünerek yazmıştım.lise üni (:
allah kimseyi ortada bırakmasın :D
teşekkürler yorum için..
Yorum Gönder