Küçük kardeşi olanlar bilirler. Küçük kardeş beladır! Her ne kadar bela olsa da tatlı olarak tabir ettiğimiz cinsten olmaları, bir nebze de olsa bizi gülümsetebilmektedir. Ne var ki bu gülümseme bile bizim küçük kardeş sendromu yaşamamıza engel değildir. Konu geniş ve derin. Yazarken sözcükleri dikkatli seçmek ise üzerimde hep bir stres.Nerden ele alsam diye hep düşünmüşümdür.Kolay değil elbet bu sendromu ele almak.Hangi türünü yazsak eminim uzayıp gidecek.Küçük kardeşin sizi kıskanmaları veya sizin küçük kardeşinizi kıskanmalarınız."Kıskançlık" olarak ele alınabilir. Hayır, o çok sıradan ve normal bir durum aslında.Bu tarz çok mevzu var küçük kardeşlerimizle yaşadığımız.Ben bir başka konuyu ele alacağım.Daha sevimli olduğunu düşündüğüm ve kendime daha yakın bulduğum, her dakika peşimi bırakmayan bir mevzudur bu.
Üniversite her ne kadar sınavlar, projeler, ödevler, sunumlar desek de nispeten daha özgür bir ortamdır.Olması gibi değildir ama lise ve dengi okulara göre -bu dengi okular kavramına bitmişimdir(:- kıyasladığımızda çok şükür ki gençler kravat bağlamayarak özgürlüklerini ifade edebiliyorlar!
Konu dallanmadan, köprüden önce son çıkışı kullanarak toparlarsak; evde dersleriyle meşgul bir kardeş varken biz dışarı gezmelerimizle fazla göze batıyoruz.Hal böyleyken küçük kardeş rahat durmaz tabi.Annesine konuyu hafiften çıtlatmaya başlar:
--Anne abim nerde?
-Arkadaşlarıyla dışarda bu akşam.
--Yine mi ya..
--Her akşam dışarda bu çocuk.
-Evet.Gelsin ben sorucam ona.
Annede artık evin büyük çocuğunun fazla gezdiği düşüncesi yeşermeye başlamıştır.Küçük kardeş amacına hızla ilerlemektedir(: Küçük kız kardeş abisinin gezmelerine bir lafı yoktur aslında.Tek sorun, kendisi dersleriyle meşgulken, evde kalmak zorunda olduğu zamanalarda abisini yanında görememesidir.Abisine duyduğu bir diğer sitemi de beni hiç gezdirmiyorsun hep kendin geziyorsun diyerek dile getirmektedir.Sorun budur.Küçük kardeş her gittiğiniz yere sizle gelmek ister...
Küçük kardeş mızmızlanır.Eminim ben de küçük olsam bu silahı kullanırdım.Küçük kardeş mızmızlanmakta haklıdır da.Size karşı sunabilecekleri tek silahları budur çünkü(: Mızmızlanan kardeş sevimli bir yapıya bürünerek kalbinizi okşar.Eninde sonunda kaybetme noktasına kadar gelirsiniz.O noktada karar size aittir.Ya pes eder kaybetmek istersiniz ya da gaddar bir abi oluverirsiniz..Bir yandan da sağlam müttefikleri olan annelerini kendi yanlarına çekebilirler.Annesini akrasına alan küçük sevimli yaratıklar gerek abileri gerekse ablalarının hiç fark etmez -ki kız kardeşler abilerini daha çok sever sanırım.bilemiyorum.(:- peşlerini bırakmazlar.
Eğer kardeşinizi atlatabilirseniz bu ekstra bir motivasyon sağlar.Herkes annesinden veya babasından izin almaya çalışırken siz kardeşinizle mücadele etmişsinizdir.Güzel, yorucu bir geceden sonra eve döndüğünüzde kardeşiniz yatakta olur.Bu iyi bir haberdir.Tüm günün yorgunluğu sizi iyice zayıflatmıştır ve kardeşinizle gireceğiniz bilmemkaçıncı late night show savaşında kaybeden taraf olmanız muhtemeldir.Ertesi gün gelir ve dün gecenin tartışmalı pozisyonları birer birer ekrana gelir.
Bu küçük sevimli yaratıkların en büyük eğlencelerinden biri ise bizlerin fotoğraflarıyla uğraşmaktır.Ola ki bir gün arkadaşlarınızla çektirdiğiniz bir fotoğrafı görürlerse -aslında özel bir gizleme derdine de girişmemişsinizdir- sorular ardı ardına gelir:
-Bu kim?
-Burası neresi?
-Ne zaman gittin buraya?
-Bu kız güzelmiş adı ne?
Abiler için küçük kız kardeşler çok değerlidir.Herkes için bu böyledir.Kardeşlerimizle öle çok şey paylaşırız ki o anda kızsak, sinirlensek de bir kardeşim oldu diye fır döndüğümüz günleri hatırlarız.Şu anda bunları yazabiliyorsam bunlar benim için hoş anılardır(: Zaten öle de olmalıdır.Ne var yani kardeşim isticek de ben gezdirmeyeceğim. İyiki abiniz var kızlar (:


0 yorum:
Yorum Gönder