Herkes annesini sever, ama hiç sorgulamaz, sorgulama ihtiyacı hissetmez aslında bu sevginin nereden geldiğini ve neden annemizi her zaman sevdiğimizi. Sadece anne için geçerli bir durum değildir bu aslında. Ailemizdeki her bir fert için bu duyguyu benzersizce yaşarız. Sorması saçmadır ve "Anneni neden seviyorsun" sorusu "Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?" demekten daha içler acısı bir sorudur. Hiç sorgulama ihtiyacı hissetmeyiz bu sevginin kaynağını ve sanki dünyaya gelen her çocuk biyolojik özelliklerinin yanında sonsuz anne sevgisiyle birlikte dünyaya geliyormuş gibidir. Her an yanımızda taşıdığımız içindir ki anne sevgisi kalbimizin demirbaşı olmuştur. Değiştirilmesi teklif bile edilemeyen bir yasa gibi benimsediğimiz anne sevgisinin asıl sebebi her insanın hayır diyemeyeceği bir tekliften ibarettir oysa...İnsanlar hayatlarının her anında sevgiye ihtiyaç duyarlar. Bizleri hayata bağlayan, sahip olduğumuz sevgi veya bir gün mutlaka bulacağımıza inandığımız gerçek sevgidir. Hayata bağlanmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz an ise dünyaya geldiğimiz andır öyle değil mi? Öyleyse her insan doğar doğmaz gerçek sevgiyi tatmalıdır. Bunu bize tattıran kişi ise annelerimizdir. Peki gerçek sevgi nedir?
Anneler çocuklarını koşulsuz sever. Bizi, biz olduğumuz için severler. Sahip olduğumuz veya ileride sahip olacağımız her hangi bir şeyden ötürü değildir bu sevginin nedeni. Bu sevgiyi farklı kılan da budur aslında. Gerçek sevgi, severken kafamızda hiçbir kuşku barındırmadığımız sevgidir.
Tarifi zordur anne sevgisinin. Somutlaştırmaya kalktığınız her anda bir şeyleri eksik söylemekten korkarsınız. Aslında somut değildir de. Her insanın ruhunun derinliklerinde taşıdığı bir güçtür anne sevgisi. Bu gücü bizlere veren ise bizi asla geri çevirmeyecek olan annelerimizin varlığıdır.
Anneler, çocuklarını ellerine aldığı anda çocuklarının kulağına şu teklifi yaparlar: "Seni, her şeye rağmen, ne olursa olsun, seni sadece sen olduğun ve benim çocuğum olduğun için tüm kalbimle seveceğim." Ömür boyu geçerli olacak bu teklife kim hayır diyebilir ki?


0 yorum:
Yorum Gönder