Sayfalar

21.9.08

Gülmekten Sıkılan Adamın Dramı


Her gün yeni bir umutla başlıyoruz güne. Yürüyoruz, konuşuyoruz… Cevaplar vermemiz isteniyor, sorularımızı unutuyoruz. Akşam oluyor, hayal kuruyoruz ve rüyalar. Yeni bir başlangıç için yola koyuluyoruz ve tesadüflerden ibaret olan hayatımızı yola sokmaya çalışıyoruz.


Küsüyoruz bazen hayata oysa biliyoruz yeniden barışmak zorundayız onunla. Küs kaldığımız her gün kaybettiğimiz tesadüflere acıyoruz. Kaybedilen fırsatlar, kaybedilen yaşamlar… Sahi daha kaç dakikamız kaldı bu hayatta!


Bazen, çalılıklarla, örümcek ağlarıyla kaplı, vücudumuzu her türlü şekle sokarak ilerlemeye çalıştığımız bir patikadaymışız gibi önümüze tek bir şans sunulduğunu hissediyoruz. Çaresizliğin üzerimizde baskısı olsa gerek! Tüm yollar kapanmış ve sonunun ne olduğunu kestiremediğimiz bir yolda sürüklenmeye zorlanıyoruz.Tavizler veriyoruz hayattan.Vücudumuzu şekilden şekle sokmak zorunda bırakılıyoruz. Başımızın yere eğilmesi.Avuçlarımızın gökyüzünü göstermesi bundan mıdır?


Uyumak istiyoruz.Bir an önce uyumak.Görmemek, bilmemek istiyoruz. Yeni hayallere dalmak için ve yeni bir güne uyanmak.Kimsenin bilmeyeceği bir ağlama partisi gerçekleştirmek ne de rahatlatır oysa…Bir tek sen ve o bilse.


Çıkış arıyoruz. Cevabını veremediğimiz sorular. Özgür müyüz? Kendimize bile her soruyu soramıyoruz ki. Dile gelemeyen gerçekler her seferinde içimizde yavaşlatıcı bir etken. Anlıyoruz sonra her şey boşuna. Uyumak, üzülmek, ağlamak, umudunu kaybetmek hayattan. Saçmalık! Bu dünya ne için soruyoruz: Üzülmek için değil. Umudunu kaybetmek için hiç değil.


Pişman olmak iyidir bence. Hayatında hiç keşke demeyen biri ne de cesaretsizdir oysa.”Keşke yapmasaydım, keşke yapsaydım.” Tesadüfen bir hayat yaşıyoruz.Sürpriz istiyoruz, yeni bir başlangıç için çırpınıyoruz.Umut tazelemek için üzülmeyi bekliyoruz.Her şey insanlar içindir ya… İşte o zaman istediğim şey şu: Umarım keşke yapsaydım dediklerim, keşke yapmasaydım dediklerimden fazla olmaz.

0 yorum:

Yorum Gönder