Öyle olduğun söyleniyor.
“Gençler!” denilecek kadar basit, “Gençler!” diyebilecek kadar delikanlısın.
Önemsendiğini hissediyorsun bir an. Öyle ya kolay gelmedin bu güne. Hep büyüyorsun işte sonu yokmuşçasına. Başlarda hedefin yaş 18 oluyor. “Ah bir 18 olsam!” diye başlayan ve sonra kaybolan hayallerin oluyor. 18 geride kalmıştır. Sonra kendinle yüzleştiğin bir anda hesabı istiyorsun. Hesap hiçbir zaman sana fazla gelmiyor. Daha fazla yaşamalıydım diyorsun. “18” in hayatında bir engel olduğunu fark ediyorsun. Boşu boşuna koyduğun bir engel; psikolojik engel!
Üniversitedesin.
18 i geçtin. Birkaç adım da ilerledin hani. Üzerine geçirdiğin tişörtün arkasında kocaman “GENÇ” yazıyor artık. Bunca yıl bekletildin genç olmak için. Hayatını yaşamak için her engeli “bu son engel” diyerek atlattın. Fedakarlık yapman istendi, genç olmak kolay değildi. Gördün ki engellerin sonu yok!
Okul oldu fakülte. Sanıyorsun ki özgürsün. Son engel saçmalığını nihayet anlıyorsun da 15,16,17 arkada daha mutlu kalabilirlerdi diyorsun. Üç yıl geriden geliyorsun bu ülkede. İlkokulu bitirirken de büyük adam oluyorsun, liseyi bitirince de. Olması gereken yere göre yaşın ve sıfatın biçimlendiriliyor. Tüm bunlarla mücadele etmek zorundasın. 17 ile 19 arasındaki fark senden daha fazla değil bunu anlamalısın. Yaşının gereğini yaşaman gerektiğini anlamalısın. Ne fazlası ne azı.
Kahraman gibi hissediyorsun kendini. Üst katlarda biri yamuk yapsa “Senin karşında genç var.” diyebilecek kadar önemsendiğini zannediyorsun. Üst katlar seni işine gelince genç yapıyorlar oysa. Üzerindeki madalyayı aldıklarında sen sıradansın. Markalar sana özel reklam kampanyası yapıyorlar. Duyguların da genç. Dinamik ve çabucak avlanabilecek kadar narinsin. Herkes biliyor önemlisin.Gelecek değil artık “şimdi” nin bir elemanı olduğunu öğretmek istiyorsun. Oysa hep gelecektesin. Gelmeyen bir gelecekte.
Anlıyorsun ki genç olmak için verdiğin tüm çabalar yersiz. Hakkın varsa yaşınla değil savaşarak var. Ne zaman genç oluyorum diyorsan.. Sen genç olduğunu hissettiremediğin sürece seçimlerden önce her beş yılda bir.
Herkes üzerine sorumluluk verirken ülkenle ilgili, yetkileri alınmış bir genel müdür gibisin. Sözünü dinletemeyen bir başkansın! Şimdi sana soruyorlar: “Bu ülkenin geleceği gençler olarak kriz ortamında ülkenin durumunu nasıl görüyorsunuz?”
Ben her “Genç” olduğumda bu ülke krizde.
Başı benle dertte!


0 yorum:
Yorum Gönder