“Hayat, bir kap patlamış mısırla evde film izlemekten ibaret olsaydı tuzlu ve yağlı parmaklarla yaşamayı öğrenmemiz gerekirdi.”Kendimi tatile hazırlamak isterdim. Artık lisedeki gibi tatillerde heyecanlanmıyorum. 3 yılda alıştırılmışız yavaş yavaş farkında olmadan. Terlemeden alınan duşun tadı çıkmıyor…
Hayır! Şimdi tatile çıkmamalıyım. Hazır değilim. Belki 2316946738246273646487649467777 dakika sonra kendimi tatile hazır hissedebilirim!
Evdeyim..
Biraz sıkıntılı.
Düşünmeye fırsat var yani!
Yaratıcılık hat safhada.
Aslında yeni bir şey yok.
Evdeysen sahip olduğun şeyleri fark etmeye başlarsın…
Bir şarkı koyalım o zaman yazalım biraz.
Hımm..
Redd- Prensesin Uykusuyum ‘u duymuş muydunuz?
Birkaç gündür evde zaman geçiriyorum. Düşündüm evdeki hayatım nasıl?
Hayat, bir kap patlamış mısırla evde film izlemekten ibaret olsaydı tuzlu ve yağlı parmaklarla yaşamayı öğrenmemiz gerekirdi.
Hayat, kaynar suyu cam bardağa koyarken duyulan tedirginlik olsaydı çatlak bardak hayatımızın dönüm noktası olurdu. İçmek ya da içmemek!
Hayat, gecenin bir yarısı ansızın evden çıkıp yürümek olsaydı nereye gideceğini bilmeden, girilen her sokak kararlarımızı, dönülen her köşe inancımızı sokak lambaları umudumuzu oluştururdu.
Hayatla bir derdim yok. Arada beni yoruyorsa da küsecek değilim.
Bu sitede hayat var mıdır?
Hayat su mudur?
Hayat mı yaşamak, yaşamak mı hayattır?
Bas gaza aşkım yoksa ben zurna mıyım?
Canı sıkılan adamı oynamak zor. Daha işe yarar, okuyunca sizi diyete motive edici yazılarımla karşınızda olmayı umuyorum…


0 yorum:
Yorum Gönder